26 Mayıs 2016 Perşembe

Pablo Neruda / Soneto I

SONETO I

Matilde, nombre de planta o piedra o vino,
de lo que nace de la tierra y dura,
palabra en cuyo crecimiento amanece,
en cuyo estío estalla la luz de los limones.

En ese nombre corren navíos de madera
rodeados por enjambres de fuego azul marino,
y esas letras son el agua de un río
que desemboca en mi corazón calcinado.

Oh nombre descubierto bajo una enredadera
como la puerta de un túnel desconocido
que comunica con la fragancia del mundo!

Oh invádeme con tu boca abrasadora,
indágame, si quieres, con tus ojos nocturnos,
pero en tu nombre déjame navegar y dormir.

Pablo Neruda - (Cien sonetos de amor, 1959)





SONNET I

Matilde: the ñame of a plant, or a rock, or a wine,
of things that begin in the earth, and last:
word in whose growth the dawn first opens,
in whose summer the light of the lemons bursts.

Wooden ships sail through that ñame,
and the fire-blue waves surround them:
its letters are the waters of a river
that pours through my parched heart.

O ñame that lies uncovered among tangling vines
like the door to a secret tunnel
toward the fragrance of the world!

Invade me with your hot mouth; interrógate me
with your night-eyes, if you want—only let me
steer like a ship through your name; let me rest there.

Pablo Neruda - (100 Love Sonnets, 1959)

Translated by Stephen Tapscott





SONNET I

Matilde, name of a plant or stone or wine,
of what is born of earth and lasts,
word, which in growing, dawns,
in whose summer the light of the lemon bursts.

In that name wooden ships sail
surrounded by hives of deep blue fire,
and those letters are the water of a river,
that empties out onto my parched heart.

Oh name discovered under a climbing vine,
like the door of an unknown tunnel
that leads to the fragrance of the world!

Oh invade me with your scalding mouth,
search me if you like, with your nocturnal eyes,
but allow me to sail and sleep upon your name.

Pablo Neruda - (100 Love Sonnets, 1959)

Translated by Gustavo Escobedo





SONETTO I

Matilde, nome dell'impianto o di pietra o di vino,
Ciò che nasce dalla terra e duro,
Word in cui albe di crescita,
In quali estate luce rompe limoni.

In nome navi Timber Run
Circondato da sciami di marina del fuoco,
E quelle lettere sono l'acqua di un fiume
Calcinato che scorre nel mio cuore.

Oh scoperto sotto un nome di vite
Quando la porta di un tunnel sconosciuta
Comunicare con la fragranza del mondo!

Oh invádeme tua bocca brucia,
Indágame, se vuoi, con gli occhi notturni,
Ma permettetemi di navigare il tuo nome e dormire.

Pablo Neruda - (Cento Sonetti D'amore, 1959)





SONNET I

Mathilde, nom de plante ou de pierre ou de vin,
nom de ce qui est né de la terre, et qui dure,
la croissance d'un mot a fait lever le jour,
dans l'été de ton nom éclatent les citrons.

Sur ce nom vont courant les navires de bois
entourés par l'essaim bleu marine du feu,
les lettres de ton nom sont l'eau d'une rivière
qui viendrait se jetter en mon coeur calciné.

Oh ce nom découvert sous un volubilis,
nom semblable à l'entrée d'un tunnel inconnu
qui communique avec tous les parfums du monde !

Oh-envahis moi de ta bouche qui me brûle,
cherche en moi, si tu veux, de tes yeux de nuit, mais
laisse-moi naviguer et dormir sur ton nom.

Pablo Neruda - (La centaine d'amour, 1959)





SONE I

Matilde, bitki ismi, taş ya da şarap,
doğarsın topraktan ve yaşarsın daima,
sözcük aydınlatır günü yaratısında,
patlar limonların ışığı yazında.

Arı sürüsünün mavisiyle, deniz ateşiyle
çevrilmiş ahşap tekneler yüzer bu adda,
ve kömürleşmiş yüreğime dökülen
bu harfler ırmak suyundan.

Ey bir boru çiçeği altında bulunmuş isim
dünya kokularının iletişiminde
bilinmedik bir tünelin girişi gibisin.

Ah alazlanan ağzınla işle içime,
istersen incele beni gece karası gözlerinle,
yeter ki yelken açıp uyuyayım isminde.

Pablo Neruda - (100 Aşk Sonesi’nden, 1959)

Çeviren: İsmail Haydar Aksoy





SONE I

Matilde, çimen, taş, şarap hangisi senin adın
Adısın hem topraktan doğup sonsuza kalanın,
öyle bir sözcük ki söktürür şafağı büyümesiyle
çakar limon ışıkları onun yaz demlerinde.

Akıp gider bu adın üstünde
ateşin deniz mavisi arılarıyla sarılmış tahta gemiler;
bir ırmağın suyudur ki o harfler
kireçlenmiş yüreğimde yüzerler.

Ah, nice yollardan sonra bulunmuş ad,
gizli bir tünelin kapısı sarmaşıklar altında,
dertleşir dünyanın mis kokusuyla!

Ah, sar beni tutuşmuş ağzınla,
yokla istersen geceden gözlerinle,
ama bırak yüzeyim ve uyuyayım adının üstünde.

Pablo Neruda - (100 Aşk Sonesi’nden, 1959)

Çeviri: Adnan Özer


Matilde Urrutia and Pablo Neruda

19 Mayıs 2016 Perşembe

Milan Kundera / Life is Elsewhere

"The lyrical poet does not have to prove anything. The only proof is the intensity of his own emotions. The genius of lyricism is the genius of inexperience. The poet knows little about the world, but the words that burst forth from him form beautiful patterns that are as definitive as crystal; the poet is immature, yet his verse has the finality of a prophecy by which he himeslf is dumbfounded."

Milan Kundera - (Life is Elsewhere)





"El poeta lírico no está obligado a demostrar nada; la única demostración es el patetismo de la vivencia. El genio lírico es el genio de la inexperiencia. El poeta sabe poco del mundo, pero las palabras que de él salen se estructuran en conjuntos hermosos que son definitivos como el cristal; el poeta es inmaduro y sin embargo su verso es tan acabado como una profecía ante la cual hasta él mismo queda asombrado."

Milan Kundera - (La vida está en otra parte)





"Il poeta lirico non deve dimostrare nulla; l’unica prova è l’intensità della sua emozione. Il genio del lirismo è il genio dell’inesperienza. Il poeta sa poco del mondo, ma le parole che sgorgano da lui si dispongono in splendidi agglomerati, definitivi come il cristallo; il poeta è immaturo e ciò nonostante il suo verso ha in sé la definitività di una profezia, davanti alla quale lui stesso trasecola."

Milan Kundera - (La vita è altrove)





"Le poète n’a besoin de rien prouver; la seule preuve réside dans l’intensité de son émotion. Le génie du lyrisme est le génie de l’inexpérience. Le poète sait peu de chose du monde mais les mots qui jaillissent de lui forment de beaux assemblages qui sont définitifs comme le cristal; le poète n’est pas un homme mûr et pourtant ses vers ont la maturité d’une prophétie devant laquelle il reste lui-même interdit."

Milan Kundera - (La vie est ailleurs)





"Şairin hiçbir şeyi kanıtlamaya ihtiyacı yoktur; tek kanıt duygunun yoğunluğunda bulunur. Lirizmin dehası, deneyimsizliğin dehasıdır. Şair dünyaya dair pek az şey bilir; ama ondan fışkıran sözcükler, kristal kadar kesin olan güzel eklemlenmeler oluşturur; şair olgun bir adam değildir ama sözleri, karşısında kendisinin de eli kolu bağlı kaldığı bir kehanet havası taşır."

Milan Kundera - (Yaşam Başka Yerde)


Minor Poet, ca 1935-1943, by Carlos Anderson.
American. (1905 - 1978)

13 Mayıs 2016 Cuma

Rainer Maria Rilke / Ich will Du sein

ICH WILL DU SEIN

Ich will leise Träume träumen
Und mit ihrem Glanz wie mit Ranken meine Stube schmücken zum Empfang
Ich will den Segen Deiner Hände auf meinen Händen und meinem Haar in meine Nacht mitnehmen
Ich will nicht zu den Menschen reden
Damit ich den Nachklang Deiner Worte
(der wie ein Schmelz über den meinen zittert und ihren Klang reich macht)
Nicht verschwende und ich will nach der Abendsonne in kein Licht mehr sehen
Um am Feuer Deiner Augen tausend leise Opfer zu entzünden...
Ich will aufgehen in Dir
Wie das Kindergebet im lauten jauchzenden Morgen
Wie die Rakete bei den einsamsten Sternen
Ich will Du sein

Rainer Maria Rilke





I WANT TO BE YOU

I want to dream soft dreams
And with their shine, as with vines,
to decorate my room in welcome
I want the blessing of your hands on my hands and my hair to take with me into my nights
I don't want to speak with humankind
Lest the echo of your words
(which shivers like a glaze over mine and makes them ring richly)
Go to waste and I don't want to look into any other light after the evening sun
So that I might set a thousand soft sacrifices alight with the fire of your eyes...
I want to dissolve in you
Like the child's prayer in the loudly rejoicing morning
Like the rockets among the loneliest stars
I want to be you

Rainer Maria Rilke





BEN SEN OLMAK İSTİYORUM

sessiz rüyalar görmek istiyorum
ve onların zarif parlaklığıyla
odamı kabule süslemek istiyorum

ellerinin ellerim
ve saçlarımın üstünde olan duasını
geceme götürmek istiyorum

insanlarla konuşmak istemiyorum
böylece sözlerinin yankısını
(ki o bir sır gibi beni titretir ve sesi varlıklı kılar)
kaybetmeyeceğim

ve akşam güneşinden sonra
hiç bir ışıkta
daha fazla görmek istemiyorum
gözlerinin ateşinde tutuşan
binlerce sessiz kurban için

içinde kabarmak istiyorum
bir çocuk duası gibi
sevinçle bağırılan sabahta
bir fişek gibi
en yalnız yıldızda

ben
sen olmak istiyorum

Rainer Maria Rilke

Çeviri: turuncu


Liza, Playboy US, 2013, by Davide Bellemere

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Arthur Schopenhauer

"Most men allow themselves to be seduced by a beautiful face…. nature induces women to display all at once the whole of their brilliance…and to make a “sensation”…but nature conceals the many evils [women] entail, such as endless expenses, the cares of children, refractoriness, obstinacy, growing old and ugly after a few years, deception, cuckolding, whims, crotchets, attacks of hysteria, hell, and the devil. I therefore call marriage a debt that is contracted in youth and paid in old age."

Arthur Schopenhauer





"Pek çok erkek güzel bir yüzle baştan çıkar. Doğa, kadınları bütün güzelliklerini bir anda sergilemeye ve heyecan yaratmaya teşvik eder; ama doğa kadınların bitmek bilmez masraflar, çocuk sevgisi, inatçılık, dik başlılık, yaşlanmak ve birkaç yıldan sonra çirkinleşmek, aldatma, kocasını boynuzlamak, kapris, garip meraklar, histeri krizleri, cehennem ve şeytan gibi pek çok kötülüğü içinde barındırdığını gizler. Bu yüzden evliliği gençlikte alınan ve yaşlılıkta ödenen bir borç olarak görüyorum."

Arthur Schopenhauer


Helmut Newton Backstage

Mikhail Lermontov / A Hero of Our Time

"But over me the word "marry" has a kind of magical power. However passionately I love a woman, if she only gives me to feel that I have to marry her—then farewell, love! My heart is turned to stone, and nothing will warm it anew. I am prepared for any other sacrifice but that; my life twenty times over, nay, my honour I would stake on the fortune of a card... but my freedom I will never sell."

Mikhail Lermontov - (A Hero of Our Time)





"'Evlenme' kelimesinin benim üstümde gizemli bir etkisi var. Bir kadını ne kadar seversem seveyim, kendisiyle evlenmek zorunda olduğumu bana hissettirirse ne aşk kalır ne bir şey! Yüreğim taş kesilir ve hiçbir şey onu eski sıcaklığına getiremez. Bu fedakarlığın dışında her fedakarlık istenebilir benden. Yirmi kere hayatımı ya da namusumu ortaya koyabilirim; ama özgürlüğümü asla!"

Mihail Lermontov - (Çağımızın Bir Kahramanı)


Helmut Newton Backstage

Nicanor Parra / Cronos

CRONOS

En Santiago de Chile
Los
      días
            son
                  interminablemente
                                             largos:
Varias eternidades en un día.

Nos desplazamos a lomo de mula
Como los vendedores de cochayuyo:
Se bosteza. Se vuelve a bostezar.

Sin embargo las semanas son cortas
Los meses pasan a toda carrera
Ylosañosparecequevolaran.

Nicanor Parra





CHRONOS

In Santiago, Chile
The days are interminably long:
Several eternities in a day.

Like the vendors of seaweed
Travelling on the backs of mules:
You yawn - you yawn again.

Yet the weeks are short
The months go racing by
And the years have wings.

Nicanor Parra





SÜRELER

Şili’de Santiago’da
Günler
          bitmek
                    bilmezcesine
                                       uzundur:
Pek çok sonsuzluk olur bir günde.

Bir katırın sırtına oturtuluruz
Gezgin satıcılar gibi:
Esneriz. Ve bir daha, bir daha esneriz.

Ama haftalar kısadır
Aylar son sürat geçerler
Yıllaruçuyormuşgibidirler.

Nicanor Parra

Çeviri: Bülent Kale


CHILE. Santiago. 1955. by Sergio Larrain